|
PROJE 9
(Benim
Ailem)
"Yapılmış, yıkılmış,
tekrar yapılması gereken proje"
“Türk ailesinin bağlılığı
uluslararası düzeyde takdir görüyor.”
1987 yılında İsviçre’nin Morges
kasabasında 200 senelik bir ıhlamur ağacı ile
başladı bu hikâye. Çürümeye yüz tutmuş bu ağacın
kuruyan dev cüsseli dalları, caddeye düşmeye
başladığı an, ağacın kesilmesine karar vermiş
ihtiyarlar meclisi. Ağaç kesilmişti kesilmesine
de 200 senelik bir maziye sahip olan bu ağacın
altında kim bilir kaç nesil piknik yapmıştı bir
zamanlar. Birbirleri için atan kalpler
serinlemişti bu ağacın gölgesinde. Kesilmesine
rağmen bir anıt gibi duran dev gövdesinin
ölümsüzleşmesi gerektiğine inanmıştı insanlar.
Amerika’dan İsviçre’ye öğrencilere pedagojik
eğitim ile katkıda bulunmak amacıyla gelmiştim.
Bu ulu ağacın iki tondan fazla ağırlığı olan
gövdeyi, atölyeme getirmişti bölge halkı. Bu
gövdeye şekil vermem için bana emanet
etmişlerdi.
Vatan hasretiyle yanıp tutuştuğum
için, o anda içinde aile kavramının gücünü
hissetmiştim. Anne, baba ve çocuklar birbirinden
ayrılmayan parçalar… Yapacağım heykelin temasını
bulmuştum. Hemen keski ve çekici elime aldım,
başladım çalışmaya. Ta ki kafamda oluşturduğum
sevginin, şefkatin, Türk aile bağlarının gücünü
ıhlamur ağacının gövdesinde buluncaya kadar.
Hasretiyle yanıp tutuştuğum Türkiye’ye geri
dönecektim elbette bir gün. Mutlaka götürmeliydi
bu eseri gittiği zaman memleketine. Öyle de
yaptım bir zaman sonra. İsviçre’nin birçok
şehrinde sergiledikten sonra bu eşsiz abideyi,
getirip İstanbul’a Tarabya’ya, diktim. Hiçbir
karşılık beklemeden yaptığım bu çalışmanın ne
yazık ki kafasını kopardılar balta ile. Put
dediler aile sevgisine. Soyut olan şekildeki o
sıcacık sevgiyi göremedi o kör kalpler. O
zamanın Sarıyer Belediyesi, kaldırdı attı
heykeli bir köşeye. Nerede olduğu bile bilinmez
artık. Kim bilir kimlerin sobasında birkaç
saatlik ısınma karşılığında yok olmuştu o
güzelim anı. İsviçre’den Türkiye’ye gelen bu
gelin, defnedilmişti artık bilinmeyen bir
köşeye.
1990’dan bu güne, yani 2008’e
geldik. Bu anıyı tekrar canlandırmak için, 2010
İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Projesi
kapsamında yenisini yapmak hayalim. Bu sefer
yıkılmamak üzere tabi ki… Elbette yine sanatı
desteklemeye hazır sponsor kuruluşların yardımı
ile…






|