Yeni Sayfa 1

Anasayfa   -   Web Sitemize Hoş geldiniz.    

cxvxcvxc

 

 ÜYELİK

Üye Adı: Beni Hatırla
Şifre: Yeni Üye / Şifremi Unuttum

 EĞİTİM VE AİLE


Yeni Sayfa 1


 

Kültürel İnançlar - Özenti Toplumu
 

Her toplumun kültürel inançları farklıdır. Ben bildiriyorum sen bildiriyorsun her düşünce felsefecisi bir şeyleri bildiriyor derken, kültürel inançları pozitif yönde değerlendiren eğitim gönüllülerin sayısı her geçen gün artmaya devam edeceğine inanıyorum.
Özgürlük adına, haber adına yazılıp çizilen boyalı medyada geçen haber başlıkları hayatımızın bütünü, yaşam şekli niteliğinde kültürümüzü yansıtıyormuş gibi algılanmamalı.
Komşuluk kavramının birçok kültürdeki anlayış biçimi neredeyse aynıdır. Yetenek gelişiminde ihtiyaç duyulan yardımlaşmayı sağladığımız yanı başımıza oturan kişiler, komşular üstümüzde altımızda oturmaya başladılar. Yan yana tabiri eskilerde kaldı diyebiliriz sanırım.
Gönüllülük ilkesiyle yardımlaşma, tarihin tozlu sayfalarında unutuldu unutulacak gibi. Projeler ürettiğimiz, yarınlar için birliktelik gücü verdiğimiz komşular, köy rüzgârları arasında uçuşup kayboluverdi. Sivil Toplum Kuruluşları, komşu rüzgârının yerine esmeye başladı.

Spor, futbol, basketbol, tenis ve voleybol komşuculuğun yerine bireysel spor etkinlikleri moda oldu. Birbirimiz için zaman ayırmak imkânsızlaştı. Medeniyet çarkının dişlileri arasında biri olup çıktık. Motor sporları, su sporları, günübirlik turlar her birisi için ayırdıkları zaman gücünde yirmi dört saat yerine kırk sekiz saat yaşanması gereken özentili yaşam biçimleri oldu.

Teknoloji dedikleri, kolaylık dedikleri, Medeniyet dedikleri tek dişi kalmış canavar, mavi yolculuk akımının yeni yetme fikirleri gibi her birisi yeni dünya düzeninin vazgeçilmez özentileri sınıfına dâhil oldu. Yaşamını değiştirmek isteyenlere tek taraflı uçak bileti ayırdım, ben almayayım teşekkür ederim derken medeniyet dedikleri tek dişi kalmış canavarın çarkları arasında var olan değerlerimizi kaybetmekten korktuğumu inkâr edemeyeceğim.

Medeniyet dedikleri maddesel dünyaya doğru açılan karanlıklar ülkesine gitmek isteyenler için benim verdiğim açık bileti ilk gelen kazanır. Su sporları yapmak isteyenler, dünya şehirlerini gezerek görgüsünü arttırmak isteyenler, var olan değerlerimizi yok saymak için yeni ufuklara açılan maddesel yaşama hoş geldin diyenler, benim uçak biletimi kullanın lütfen. Gidiş biletiniz benden olsun nasıl geri gelirsiniz, onu siz düşünün. Nasıl olsa bir kulp bulursunuz. Haydi, hepimize hayırlı günler, benim kültürümle baş başa bırakın yeter.

Yurtdışı tatil, her gün tatil dediler beyinlerde yaşanan duyguların üstünü örtüverdiler. Çalışkan, üretken kişileri kendilerine benzettiler. Değerlendirme yapacak akıl bırakmadılar. Coşkular bir çığ gibi eriyip gitti. Medeniyet fitili tükenen bir lamba gibi, öykü dolu anılar şimdi nerede, deneme yayınları yapan radyolar gibi bir gelip bir giden ümitlerim nerede. Alışveriş meraklısı olmuş insanlar.

Çevre hukuku bilmeyen toplumlar oluşturmuşuz. Alternatif enerji yerine kolay olanı, ucuz olanı kullanmışlar kullandırmışlar. Doğa ne istiyor sormamışlar. Ekolojik yaşam unutulmuş gitmiş. Suni duyguların ardı arkası kesilmemiş. Konut kredileri başa bela olmuş emlak çılgınlığı, dalga boyutlarını aşmış gitmiş.
Kobi dediler, ticaret dediler, ekonomi ile ayakta kalmak mümkün dediler. Deliler gibi az üretip çok tükettiler. TV yayınları izlerken bunalıma girdiler. Her geçen gün özümüzden yiyip bitirdiler. Dünya borsaları düşüşte yürekler ağza gelmiş, zengin para kaybederken, fakir işsiz kalmış. Ticaret, üretimden önce gelmiş bir kere. Al sat kolay kazanç cazip gelmiş her yerde. Bayram günleri unutulmaya yüz tutmuş. Faizler, tahvil, bono, repo ve fonlar derken hayat maddesel bir boyuta taşınmış. Para olmuş yaşamlar. Döviz olmuş yarınlar. Altın vazgeçilmez bir birikim aracı haline gelmiş. Allah sonumuzu hayır etsin, daha başımıza gelecek olan neler var dersiniz? Ekonomi dibe vurmuş, vuracak daha ne zaman farkına varacağımızı bile kestirmek imkânsız olmuş. Henüz fırtınanın sesi duyulmadı bile, ekonomik bulanımın kendisi geldi geliyor derken kimsede tık yok diyebilirim. Yarınlara ümitle bakmak isterken özümüzden kaybettiklerimizi düşündükçe, ümidim kırıldı kırılacak pozitif duyguların doruğunda olan düşünce yapımı yitirmeme sebep olanlar utanması mümkün mü bilmiyorum. Yarınlar çocuklarımız için çok zor günler olacak diye düşünmeyi asla istemiyorum. Biz yaşadık yaşayacağımızı, onların yarınlarına ne olacak düşünen var mı bilemiyorum belki siz biliyorsunuzdur. Faizler, tahvil, bono, repo ve fonlar bize kazanç sağlayan yatırımlar olmaya devam edebilir ancak materyalist yaşamın duygusuzluğunu kabullenmeden, madde ve maneviyat hislerinin bir bütün olduğu zihniyette olmakta yarar var sanırım ne dersiniz? Saygılarım, tüm dünyanın ahvalini bilenlerin olsun.

Kuantum düşünce beyin gücü gurubu Başkanı: Heykeltraş Ahmet Nuray

Kaynakça: Ahmet Nuray aile eğitimi içinde yer alan, pozitif düşünce gücü ve özenti toplumu kültürel inançlar arşivinden alıntıdır.

 

 

 
Yeni Sayfa 1
Bu sitedeki eserler ve yazıların tüm hakkı Heykeltıraş Ahmet Nuray'a aittir.

Kuantum Düşünce Tekniği - Yorumlar